Dun Istiklal Caddesi uzerindeki ARTER galerisinde, bienal kapsamindaki sergiyi gezdim.
Bienalin bu seneki slogani 'Anne, ben barbar miyim?'
Galerinin girisinde sizi duvarda bu soru karsiliyor.
ARTER'e giriste sizi bir sergi karsiliyor. Duvarda asili tuhaf cisimler, yere atilmis gibi duran pet siseler, yarim kalmis ya da hasar gormus gibi duran isler arasinda simitler, organik el sabunlari, sampuanlar,icki siseleri, kestane kabuklari, turku evi ilanlari.. Malum cagdas sanat isleri..
Mesela sergi alanindaki su alani ele alalim..
Duvardaki bir semsiye. Hemen altinda bos icki siseleri var. Solunda midye kabuklari ile bacaginin biri kaplanmis olan bir manken goruyorsunuz. Diger bacak ise havada. Altindaki yaziyi okuyabiliyorsunuz.(COK YAKINDA)
Yandaki fotograf, giris alanindaki sergiden bir kesit. Sergiyi gezerken bana anlamli ya da estetik gelen bazi alanlar belirleyip fotograflarini cektim. Bunu bir cesit cerceveleme cabasi olarak da gorebilirsiniz. Cunku 'cok anlamlilik' ile 'anlamsizlik' arasinda savrulan, diger taraftan insana pek cok sey dusunduren ve karmasik duygular yasatan bir alanda geziyorsunuz.
Bir diger kesitte duvara sabitlenmis bir cizme, altinda da bir yazi vardi. (ya da git belki) Bu alani yine kendimce cerceveledim. (arkada gorunen erkek resmi, fotografi ancak belli bir acidan cekerseniz gorunuyor.)
Akilli telefon ile sergi gezerken, siz de bir yandan kendi 'sanatinizi' uretebiliyorsunuz. Bir yandan sergi alanini kendime gore cerceveliyorum, bir yandan da cektigim fotografin uzerinde akilli telefonumla filtreler uygulayarak, tasarlamis isi tekrar uretime sokuyorum ve sosyal medyadan, cevremdeki insanlarla paylasiyorum.
Insan cagdas sanat sergisi gezerken neresi sanat, neresi degil anlayamiyor. Ben bu geciskenligi seviyorum.
Ama insani komik duruma dusurdugu de oluyor. (Birden cok kata dagilmis sergi alanlarini gezerken ara kattaki kafeteryayi da bir sergi alani sanarak dolasan sadece ben degildim! Bir ust kattaki galeri kitapcisinda dolasirken kafasini tedirgin bir sekilde kafeteryaya uzatan, sonra yavas yavas iceri girp etrafa bakarak dolasan insanlari gordugumde epey guldum. Aslinda girdikleri yer sadece hizmet vermeyen bos bir kafeterya idi.)
Yine de, siz de bienali gezip, hem serginin keyfini cikarip, hem de kendi sanatinizi uretebilirsiniz. "Modern sanat bana gore degil", "Anlamiyorum, ne sacma sey bu boyle", diyenlere, sergileri bir de bu gozle gezmelerini ve konuyu tekrar ele almalarini oneriyorum.
