Ama kisa bir hikayem var, sanirim anlatmaya deger.
Oglen bir toplanti icin arabayla Zincirlikuyu'dan, yeni yapilan Zorlu evlerinin onunden gectik. Milyonluk evlerden bahsediyoruz. Cem Yilmaz ve Seda Sayan oradan ev almislar. Is arkadaslarim onunden gecerken soylediler.
![]() |
| Charles Ebbets, on September 29, 1932 |
Sonra o binanin yapiminda calisan isciler gozumun onune geldi.
Mimar arkadasim ya da o iscilerden biri, bu dairelerden birinde oturmayi hayal dahi edemezler.
Ben de hayal edemem.
Sirketin verdigi BMW arabayi kullanan yoneticim de hayal edemez.
Bunlari dusunurken, bir Sabahattin Ali hikayesi aklima geldi.
Kafa travmasi sebebiyle hastaneye getirilen bir iscinin, tepesinde konusan insanlarin sozlerinden bir hastaneye geldigini anlamasi ve gozlerini actiginda yapiminda calistigi binayi taniyip gulumseyerek hayata veda edisini anlatan bir hikayesi var. (Hikayenin adini malesef hatirlayamadim. Kitabi da tozlu dolabimda aradim ama bulamadim.)
Icinde oturamayacagimiz ya da oturmak istemeyecegimiz evler, binemeyecegimiz ya da binmek istemeyecegimiz otomobiller falanlar filanlar icin calisip durmak... Sonunda urettiklerimizin cogunun gereksiz olmasi ve sadece buyuk bir esitsizlige hizmet etmesi...
Bunlari neden yapiyoruz, kim bizi hipnotize etti ve bu sacmalik ne zaman bitecek?Ben bunlara hic alisamiyorum. Galaksi polisini arayacagim.
https://www.youtube.com/watch?v=jFVSm8iHxbQ
