8 Ocak 2012 Pazar

Tek Başına Kurtuluş Arayanlara

Şu doğru: Hayat yaşadığımız rutin hali ile bizi sıkıyor. Plaza ortamlarında her öğle yemeğinin artık rutin geyiğidir bu: Ne anlamı var şu yaptıklarımızın?


İş hayatının sağlığımıza mal olan stresini çekmeye, neredeyse tüm zamanımızı alan saçma işlere odaklanmaya, hayatımızı, günlerimizi, emeğimizi bu işlere vermeye kimsenin aklı yatmıyor.


Bazılarımız, benim gibi, istifa edip Hindistan’a gidiyor. Ya da mola veriyor bir süre. Bazıları, yakın dostlarım gibi, bu hayattan tamamen çıkıp alternatif bir hayat kuruyor kendilerine.


Temel olarak bu hayattan çıkanların içinde olanlara göre daha “canlı” olduklarını görüyorum ama şunu da görüyorum, alternatifler de tam anlamıyla alternatif yaratmıyor aslında.


İnsan tek başına mutluluk bulamıyor. O yüzden tek başına başlanan bu özgürleşme yolu, yolunu bu yönde seçenlerle ortaklaşmadığı , buluşmadığı ve birbirinden güç almadığı sürece, çok da alternatif değil.


Biz aslında bizi çevreleyen bu düzenden sıkıldıysak, yeni bir düzen kurmaya, hayatı bizim algıladığımız gibi algılayanlarla, ortak işler yapmaya, birlikte bir şeyler üretmeye, bireyci düşünceden kolektif düşünceye geçemeye bakmalıyız. Bunun yollarını aramalıyız.