8 Eylül 2013 Pazar

Kaleiçi'nde çöl ve vaha

Sundance günleri sona erdi.
Dün akşam Antalya'da, Kaleiçi'ndeydim.
Antalya esnafının geneli gerçekten sinir bozucu.  Aç gözlü ve hoyratlar. İnsan gittiği bir yere tekrar gitmek istemiyor. Sanki esnaf ev sahibi, müşteriler de iki aydır kirayı geciktirmiş kiracı.

Seni densiz avam.. Bakalım esnafını tatmin edebilecek misin..?

İnsan bir mekana girince kendini şu halde buluyor:  Bilmiyorum ki size layık mıyız, birşeyler yiyip içmek istiyoruz. Üç beş kuruş kenarda birikmişimiz ve zor zamanlar için cüzdanımızda kredi kartımız var.. Bize bir masa ayarlamanız....(Neeeaa! hem de Türkçe konuşuyor.).... sizce mümkün olur mu?...(sessizlik) ... ki acaba? (yok sayan sessizlik)...Gelip geçerken tekme atmazsanız... (atabilir) biz yere de otururuz.

Ne tuhaflar..! Hala batmamışlar, bu da tuhaf.

Koyusiyah ve sahiplerinden Ruşen Bey (Antalya, Kaleiçi) 
Neyse ki bu esnaf çölünde başkaca bir yer daha var. Koyusiyah diye bir cafe. Sahipleri bir vesile ile tanıdık. Limana doğru inerken, hiç umulmadık bir yerde, neredeyse saklanmış bir cafe. Burayı bulmak için googlemaps'e değil, Antalya'da lise ya da üniversite okumuş birisine, yani yerlisine sormak lazım. (Sahiplerinden Ruşen Bey'e bunu söyleyince, muzurca gülümseyerek, googlemaps'ten gizlendiklerini söyledi. )

Koyusiyah ufak bir bahçesi de olan, güleryüzlü, güzel insanlar tarafından işletilen "shanti" bir yer. Ekşi Sözlük'te müdavimleri pek güzel anlatmış.

Sade ve sürekliliği olan böyle mekanlar bana güven veriyor. Bir mekanla uzun süreli bir ilişki kurabilince, orası insanın şehirdeki evlerinden birisi oluyor. Fakat zamana direnmek zor, hele bizimki gibi kaotik ülkelerde. Herhalde bu yüzden böyle mekanlar buralarda insanın karşısına nadir çıkıyor. Bulunca da insan bir arkadaş edinmiş gibi seviniyor.

Velhasıl, Antalya'da Kaleiçi'ne yolunuz düşerse, Koyusiyah'ı arayın, bulun gidin derim. Limana doğru inerken yol boyunca sorduklarınız, orayı bilmiyorsa, doğru yoldasınız ama doğru insana sormadınız demektir. Yerlisine sormanızı tavsiye ederim. Size orayı tarif edecek birilerini bulduğunuz anda büyük ihtimalle zaten çok yakınlarında olacaksınız. Yakınlık her zaman adım hesabı ile ölçülmez değil mi?