30 Haziran 2013 Pazar
Gezi icin bir yazi denemesi
28 Mayis'tan beri Istanbul'da birseyler oluyor.
Gezi parkini korumak icin bir refleks olarak oraya kosan insanlar, bizler, hicbirimiz bu isin buralara gelecegini tahmin edemezdik.
Aklimdaki ilk sasirtici kare Sirri Sureyya'nin is makinasinin onune gectigi o an. Oy verdigim zamandan bu yana, Sirri Sureyya'nin siradisi bir performans sergileyecegine inaniyordum. Pek yaniltmadi. Gerci, zor bir tahmin sayilmazdi.
Sonra o 31 Mayis Cuma gecesi. Herkesin miknatis tozlari gibi kendini Taksim'de buldugu o inanilmaz gece.
Sonra Anadolu yakasindan baslayan, kopruyu arsinlayan yuruyusu ilk gordugumuz o an! O an duydugumuz hayret, cosku, umut..
Sonra bir insan denizi icinde Taksim'e girisimiz.
'Hafta ici herkes evine, isine gidecek, parki kim bekleyecek.. nasil organize olalim..?' diye kidemli aktivistler mi desek, gonullu yesiller mi, kendi aramizda konusurken, parki terk etmeyi bir yana birakin, orada bir komun insaa edilisine sahitlik edisimiz..
Birden kendimizi kocaman bir komun icinde, cilgin bir akis icinde, tanimadik bir dayanisma icinde bulmamiz..
Agac altinda cadir kenarinda baslayan sohbetler..
Gezi'nin uzaginda, iste, evde olunan her an hep gezi'yi dusunmek, gezi'yi ozlemek.. sanki bir aska dusmus gibi, kendini yolda sokakta, minibuste insanlara gulumserken bulmak..
Bu nedir diye dusunmeye bile firsat bulamadan (belki de aramadan) bu akisin icinde suruklenmek..(suruklenmelerin en guzeli)
Insanin basina hergun boyle seyler gelmiyor..
Gezi'de kimlerle karsilastim diye dusunuyorum.. Kimler orayi cok sevdi? Kimler 20 gun boyunca orasi ile yasadi?
Tuhaf insalar.. Suregiden yasama bir turlu kendini ait hissedememis, tam olarak oznesini tarif edemedigi bir ozlemle ve arayisla yasayan, cogu cok sevilen insanlar olsalar da, tek basina duran arkadaslarim..'Tuhaf' arkadaslarim. En cok onlar dahil oldular gezi ruhuna.
O yuzden ben dahil pek cok insan icin, gezi sadece bir politik karsi cikis degil, varolussal bir karsi cikis, bir meydan okuma! ve nihayet aradigi duygu evine kavusmak... demek oldu.
Gezi ruhu, bir yasam olasiligi oneriyor. Bu, bizim (bu tuhaf yalnizlarin) hep ozledigimiz bir yasam olasiligi.
Bu olasilik utopyalara ait gorulur. Oysa gezi'de tum spontanligi ile kendini ortaya koyabildi. Gezi halki tarafindan olanca hakikiligi ile yasandi. Bir masal degilmis.
Tabii, mutlu ve ozgur insana tahammul edemeyen devlet, sistem artik neyse, gezi'yi rahat birakmadi. Polisleriyle, gazlariyla, TOMAlariyla, geldiler, ezdiler, dagittilar ve bizi geziden disari attilar. Simdi sivil polisler gezi'deki agac golgesinde oturmus gevrek gevrek siritarak etrafi seyrediyorlar, gobeklerini kasiyorlar. Ellerindeki devlet gucunden sapikca tatmin oluyorlar. Onlara karsi cok buyuk bir ofke duyuyorum. Onlara aklima gelen tum beddualari savuruyorum, kahrediyorum. Ne yapalim, ben de mukemmel bir insan degilim..
Neyse, sonuc olarak gezi'yi bize birakmadilar.
Insanlar dediler ki, bizi gezi'den cikarabilirsiniz ama, icimizden gezi'yi asla cikaramazsiniz.. Parklarda forumlar basladi. Yogurtcu ve Abbasaga forumlari kaydadeger bir katilimla devam ediyor.
Bugun 30 Haziran ve hemen hergun bir eylemlilik hali soz konusu..
Ben, bu forumlara katilmaya calisiyorum. Isin politik serpilmesinden mutluluk ve heyecan duyuyorum.. Ama, ne yalan soyleyeyim, mahsunum. Tuhafligimin sebebini anladim. Bu hayatin aile duzeninden sehir mimarisine, hucre tipi yasam alanlarindan rekabetci gunluk yasamina kadar, hic de bana gore olmadigini anladim. Aslinda nasil bir hayat yasamak istedigimi gordum, yasadim.. Bu sevmedigim duzenin tutsagi olarak yasadigim ilikerime kadar hissediyorum artik, simdi bu his cok daha gercek...
Simdi ben kendimi eskisinden de tuhaf, eskisinden de yalniz hissediyorum...
Artik deli gomlegim bana daha da dar geliyor..
Nereye koysam, nerede unutsam kendimi...
Not: Gezi'yi bilerek hep kucuk harfle baslayarak, 'gezi' diye yazip, gelen eklerini (') ile ayirdim. Icimden oyle yazmak geliyor. Sadece paragraf ve cumle baslarindaki G'ler buyuk. Yazar oyle istedi, imla kurallari dahil, kendini istedigi gibi ifade etmesini kisitlayan tum kurallardan cok sikildi yazar..